SILA-İ RAHİM, DOSTLUK, EMEK ve DAYANIŞMA


Bu makale 2021-04-29 11:11:12 eklenmiş ve 431 kez görüntülenmiştir.
Zafer Nefer

Sıla-i rahim* akrabalık bağlarını yaşatmayı, akrabaların birbirini ziyaret etmesini ve iyi ilişkiler kurmasını ifade eden ahlâk terimi… Akraba ve yakın çevreden başlayarak bütün cemiyeti kuşatan dostluk halkalarının ilki… İnsanın kendisiyle barışık olmasının devamıdır sıla-i rahim. Yaşadığımız mekânda komşuluk münasebetlerinin de “dayanışma/tesânüd**, emek, dostluk, saygı ve sevgi kaidesi”ne konuşlandırılmasının itici gücüdür sıla-i rahim.

Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, idare ve himayeniz altında olanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.” (1 Nisa, 4/36.) ayetinin buyruğu ile hareket etmeliyiz. Toplum barışının tesisi ve muhafazası bu görevlerin yerine getirilmesine bağlı…  Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S) "Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikramda bulunsun. Kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa, akraba ilişkilerini sürdürsün..." (Buhari, Edeb,85) buyuruyor… “Şehrinizi temiz tutmak istiyorsanız, önce evinizin önünü süpürmeye başlayın.” (Çin atasözü) her ferdin sorumluluğunu dillendiren önemli bir yaklaşım… Mesuliyetten kendimizi ırak tuttuğumuzda, dûçâr olacağımız durum, teşbihte hata olmasın, bugünkü Suriye gibi târumâr edilmiş yerlerden farksız olacaktır. Suriye’de eksik olan ne idi? Binlerce insanın yerlerinden edilmesinin sebepleri nelerdi? Ülkesinden kaçan insanların yurtlarını savunma sorumluluklarını yerine getirememelerinin sebepleri nelerdi? Toplum mühendislerinin üzerinde kafa patlatması gereken mühim bir mesele… Sıla-i rahim, dostluk, emek ve tesânüd için icap eden vazifelerin ve kıymetlerin ihmali olabilir mi?

Türkiye'de ilk defa 1923'te resmî olarak kutlanan, 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de 5892 sayılı yasa ile "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilen,  27 Nisan 2009'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emek ve Dayanışma Gününde (1 Mayıs İşçi Bayramında) gerçek anlamda emek ve dayanışma içinde olmalıyız. Türk Milletinin mensupları olarak…  Emek, ekmek, kitap, kalem kutsal kavramlar… Emek ve hakkaniyet odaklı paylaşım, sevgi ve saygı ile yoğrulduğunda tesânüd/dayanışma sağlam olur. Bize rehber olması gereken ölçü: "Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın rehberi şeytan olmuştur." (Yunus Emre).  Emek ve hakkaniyete riayet etmek, pazarlıksız Hak için sevmek, dost olmak ve birlik ve dayanışma içinde huzurlu yaşamak… Tenkit ederken insaf ve izan sahibi olmalıyız; arkadaşlarımıza, dostlarımıza, yakınlarımıza ve akrabalarımıza karşı merhametli olmalıyız… Eleştiri, nefsimizden başladığında anlamlı. Hata ve yanlışların olması, hem çalışıldığının hem var olmaya çalıştığımızın bir göstergesidir. Okunmayan kitabın sayfaları buruşuk olmaz. Buruşuk tarafa takılmak, kendi adımıza bir şey yapamamanın da yansıması olsa gerek. İnsan olmanın bedelini, Milli ve öz değerlerimize göre hareket etmemizin bedelini ve bu yolda çalışmamamızın semeresini, ille sahip olduklarımızı kaybedince mi anlamak durumundayız?

Hayat iki hece ve gerçekten kimine göre bir bilmece kimine göre bilinemeyen gülmece, eğlence… Hatır kırılınca siz de hatırda kalmayınca, geriye kalan sadece çözümü yapılamayan bulmaca… Yarın çok geç olabilir… Dün bitti. Bugün hâlâ fırsat varken sıla-i rahim yapalım… Dostluklarımızı kalıcı kılalım… Kayıtsız şartsız Hak için sevelim, sayalım… Emeğe değer verelim… Sormalı ve sorgulamalıyız, ancak sorunun değil çözümün bir parçası olmalıyız. Problemlerin üstesinden gelebilmek için üçüncü gözümüzle görebilmeliyiz… Ailemizde, yaşadığımız yerde, memleketimizde muzır davranışlar terk edildiğinde huzura kavuşuruz… Velhasıl kelam Milletçe tek yürek, tek yumruk, tek ses olmalıyız.     Selam, sevgi ve saygılarımla.

 


*Sıla-i rahim: Kan bağı ve evlenme yoluyla oluşan akrabalık bağlarını yaşatma, akrabalarla ilişkiyi sürdürme, haklarını gözetme, onlara ilgi gösterme, iyilik ve yardımda bulunma, ziyaret etme.

**Tesânüd: (Arapça) 1.sened kökünden gelir. Dayanmak, yaslanmak (istinâd) 2. Her topluluğun kendi sancağı altında toplanması.

Zafer NEFER, 20.03.2021 18.51, Denizli

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

İlan Gov Tr


E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
  ALIS SATIS
$ USD 9.2667 9.2834
€ EURO 10.7375 10.7568

Arşiv Arama
- -
Dumlupınar Gazetesi | Günlük Siyasi Gazete

sanalbasin.com üyesidir

© Copyright 2020 Dumlupınar Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Kütahya Dumlupınar Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Spor Haberleri
Futbol Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Kütahya Haberleri
MHP Haberleri
CHP Haberleri
Genel Siyaset
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
FAYDALI LiNKLER
E-Devlet
M.E.B.
Kütahya Belediyesi
E-Lonca